E.

Bunu yadırgıyorsam, neden gerçekteyken kabulleniyorum?
Puan vermedi·125 syf.··
2026 10. kitabı
Orhan Kemal’in Tersine Dünya adlı romanı, bilinçli bir rahatsızlık duygusuyla ilerliyor; yer yer gülümsetirken, çoğu zaman mideyi bulandıran bir yüzleşmeye zorluyor. Romanı okurken yaşanan zorlanma, anlatının eksikliğinden değil, tam tersine fazlasıyla “çıplak” oluşundan. Yazar, toplumsal cinsiyet rollerini tersyüz ederek erkek egemen düzenin sıradanlaşmış kabalığını, hoyratlığını ve ikiyüzlülüğünü görünür kılmış. Kadınların erkek, erkeklerin kadın rollerine yerleştirildiği bu dünyada okur, alışık olduğu davranış kalıplarını başka bir bedende görmenin yarattığı sarsıntıyla karşılaşıyor. Tam da bu noktada roman, hem zevk veren hem de tiksinti uyandıran bir etki yaratıyor. Çünkü Orhan Kemal, erkekliğin yıllardır “normal” sayılan hâllerini süslemeden, yumuşatmadan, doğrudan teşhir etmiş. Erkekliğin (erkekler değil, öğretilmiş erkekliğin) gündelik hayatta nasıl bir tahakküm dili kurduğunu, kadın bedenine ve varlığına nasıl hoyratça yaklaştığını görmek, istemeden de olsa erkekler adına utanmaya ve tiksinmeye itiyor. Romanın asıl gücü de burada bence: Erkekliği eleştirirken kadınlığı idealize etmemiş, kadınların da düzene ne kadar uyum sağladığını, ezile ezile kanıksadıkları, basitleştikleri durumu ortaya koymuş. Kadınları erkek gibi yaptığında ortaya çıkan çirkinliği özellikle abartmamış; çünkü o çirkinlik zaten var. Orhan Kemal’in yaptığı şey, yıllardır görmezden gelinen bu davranış biçimlerini sahneye çıkarmak. Bu yüzden romandaki mizah asla hafifletici değil; aksine, güldükçe insanın boğazında düğümlenen bir rahatsızlık bırakıyor. (Filmi de varmış izlemedim) Sonuç olarak Tersine Dünya, kolay okunan ama kolay sindirilen bir roman değil. Toplumsal bir teşhis. Kitap bittiğinde bende geriye kalan his net: Düzen tersine dönmemiştir; yalnızca bize, zaten nasıl bir dünyada
Edebiyat
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,105 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·360 syf.··
2025 11. kitabı
Çok uzun zamandır bir gün icinde kitap bitirdigimi hatırlamıyorum. Bırakamadım elimden. Derda ile Derdâ' nın hikayesi. Tabiki hayatın en acı hallerini anlatması yetmiyormuş gibi bir de daha acımasızca kalbine saplayan Günday'in kalemi. Tesadüfler Türk sineması tadında değil. "Yok artık" gibi değil. "Bu kadarı da olmaz" gibi degil. Zaten olması gerektiği gibi. O mucize gibi tesadüfler olmasa olmazmış gibi. Oğuz Atay esintisi ise kitabın en güzel rüzgarı. Çünkü bazı insanlar kitapta da anlatıldığı gibi sadece Oğuz Atay'ın yanında ağlayabilir. AZ en güzel "Çok" olmuş. Çok sevdim ve tabiki her sevginin getirisi ile Çok ağladım.
Edebiyat
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2021 4. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 03:37
“Oturduğunuz perdenin arkasından bütün taliplilerinize şunu sorun:’Bana ne getirdin?’Bu soruda sizin düşleriniz ve gelenin düş gücü saklıdır” O kadar farklı karakterle ne güzel empati yapılmış ne kadar derinlerine inilmiş ademoğlunun... geç tanıdım,kaybetmeyeceğim Sur Kenti Hikayeleri
Edebiyat
Sur Kenti HikayeleriAli Ayçil · Dergah Yayınları · 20181,383 okunma
Puan vermedi·183 syf.··
2021 2. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 05:43
Şeker Portakalı’nı bugüne kadar okumamış olmak da benim ayıbım olsun Zeze. Çok güzeldin su gibi aktın gittin. Hayal gücüne yetişebilmek için dünyaları vermek istiyor insan tabi ki kalbine de ... Kimi insanların ölmesi ne kolaydı. Lanet bir trenin gelmesi yetiyordu. Benimse gökyüzüne gitmem ne kadar zordu. Gitmeyeyim diye herkes bacaklarıma yapışmıştı ... Şeker Portakalı
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,5bin okunma