Modern hayatın koşturmacasında kendini kaybetmiş bir avukatın, geçirdiği kriz sonrası ruhsal bir uyanışa doğru attığı adımları anlatan, sade ama etkileyici bir kişisel gelişim romanı.
Hikâye boyunca maddi başarıya ulaşmış ama manevi boşluk içinde debelenen ana karakterin, Himalayalar’da bilge bir toplulukla tanışarak hayata, mutluluğa, zamana ve öz disipline dair öğrendikleri üzerinden şekillenen sade ama çarpıcı mesajlarla karşılaşıyoruz. Kitap, kişisel gelişim türüne alışık olmayanlar için bile okunabilir, akıcı ve pratik tavsiyelerle dolu. Zaman yönetimi, iç huzur, sabah rutinleri gibi konular hikâye anlatıcılığı sayesinde didaktik olmadan sunulmuş Okuyup kenara bırakılacak değil, dönüp dönüp altı çizilecek cümlelerle dolu bir kitap. Hayatı yavaşlatmak, içe dönmek ve “gerçek zenginlik nedir?” sorusunu yeniden sormak isteyen herkes için ilham verici bir kitap...