“Yeterince uzağa gidersem gerçekten bir şey görebileceğimi, gezdikçe dünyamın renklenip büyüyeceğini sanırdım. Ama öyle olmadı. Daha çok aradığımı bulamamanın verdiği hüzünle, bir çeşit hayal kırıklığıyla dönüyordum yollardan. Hayat farklı coğrafyalarda farklı insanlar için akıp gitmeye devam ediyordu. Benim payıma ise onları gördükçe evrendeki varlığımın değersizliğini daha derinden idrak etmek düşüyordu.”
“Ne var ki artık insanlar on sene önce kafa yordukları hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Politika, hayatlarını yaşamaları salık verilen gençlere tavsiye edilmeyen demode bir uğraşa dönüşüyordu.”