Batı uygarlığının yaptığı gibi, inceltilmiş, soyutlanmış eşyayı sonsuzluk yerine, sonsuzluğu da Tanrı yerine koymak mümkün değildir. Bunu yapmak, uygarlığı çarpıtmak demektir. Bunu yapmak, çarpılmak demektir.
Değişmeyen, geçmeyen, eskimeyen hakikat sistemini bırakıp geçici, aldatıcı olanın peşinden koşmayı yeğledi kimi zamanlar, kimi çağlar insanoğlu. Bu kolayına geldi de ondan. Ruh tembelliğinden. Ruh cimriliği ve pintiliğinden.
Peygamber izi, bize, biz insanlığa tükenmezlik yolunu gösterdiği halde, biz, biz insanlık neden, neden tükenme yolunu seçtik! O izi izleyecek gönül zenginliğinden bizi hangi şeytani tutku mahrum etti?