Seni bir mülteci kampındaki insandan ayıran tek şey doğduğun yer. Daha akıllı, daha güzel, daha çalışkan değilsin. Ondan daha fazla haketmiyorsun yaşamayı fakat öyle düşünüyorsun. Hayatında ki her şeyi kendin elde etmiş gibi davranıyorsun.
Yaşadığın yerde okul vardı, okuyabildin.
Doğduğun topraklar bereketliydi, aç kalmadın.
Gidebilecek hastanen vardı, hayatta kaldın.
Şu an sahip olduğun şeylerin çoğu, yaşadığın yerin ortamalası. Yani çevrendekiler ne kadar şeye sahipse sen de o kadarına sahipsin. Sen sahip olduklarını kendi mücadelenle kazanmadın, o ise yaşadığı acıyı kendisi tercih etmedi. Doğduğu yerin ortalamasını yaşıyor, tıpkı senin gibi.
Ve sen, doğduğun yerin vasatı; ömrünce aç kalmış, ölümlerden kaçmış, karlar altında uyumuş insanları yargılayabiliyorsun. Çünkü orada doğmadın.
Orada doğmadın ve tek farkın bu.
|Erhan İdiz