Lina Büşra kılıç

Lina Büşra kılıç
@Linabusra
Alternatifi olanın gözü kapıda olmalı. Cemal'in Süreyya'sındaki ikinci "y" gibi. Her an vazgeçilebileceğini bilmeli. YT
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Geleceği değiştirmeye çalışmam. Onun şimdiki halini seviyorum.
Sayfa 21·Kitabı okudu
1000Kitap
3/10
·288 syf.··
2020 203. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 14:41
Benim için tam bir zaman kaybıydı bu kitabı okumak. Kendini tekrar eden cümleler ve kendini tekrar eden bir İlber Hoca vardı. Okurken müthiş sıkıldım ve sonunu getirmekte -getiremedim- çok zorlandım. Röportaj şeklinde kaleme alınmış ve her açıklamada mutlaka kendini öven bir adam vardı. Birçok yerde duyduğum, gördüğüm söylemleri okumuş oldum ve hepsinin ezberden ibaret olduğunu düşünüyorum. Türkçeye dikkat edilmesi gerektiğini söyleyip, Türkçesi bozuk olan insanları eleştirmesine rağmen basit kelimeler bile İngilizce ya da Fransızca yazılmıştı. Sorulan birçok soruya net cevap verilmemişti ve tutarsızlık da baş gösteriyordu. Verdiği yanıtlarda insana bir şeyler katacak düzgün bir açıklama yoktu. Kitapta birçok düşünce beni rahatsız etti fakat en çok "Dans bilmemek ayıptır" şeklinde bir düşünce ortaya atması kitaba daha fazla devam etmemem gerektiğini gösterdi. Kitabın beğendiğim tek kısmı Atatürk hakkında konuştuğu kısımdı. Onun dışında oldukça boş bir kitap. Son olarak seslendiği kesimin gençler değil "parası olan gençler" olduğunu düşünüyorum ve ben o kesime ait değilim.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
Arkadaşlar ben bir kitabın Önsözüne vuruldum!
Dünya bizi kurtarma ve bize iyilik yapma aşkıyla dolu insanlar tarafından hep kana bulandı. Tarihteki bütün savaşları içi iyilikle dolup taşan, kendini bir dava uğruna feda ettiğini düşünen kurtarıcılar çıkardı. Hitler Almanları, Stalin işçileri, Mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı. Milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi. Hep Biz dediler, hiç Ben deyip kendilerini düşünmediler. Ama bilim, zenginlik, hayatı kolaylaştıran, hayatı yaşanır kılan her türlü buluş kendi çıkarları için çalışan, işini iyi yapan Ben-cilerin eseriydi. Onlar hiçbir zaman “bizci” olmadılar. Sadece işlerini iyi yapmaya çalıştılar ve bizlere rağmen başardılar. Promete ateşi hediye ettiği insanlar tarafından yakıldı. Edison ampulü bulurken, karısı tarafından toplum ve ailesi ile ilgilenmeyen bir anti-sosyal olarak suçlandı. Galileo dünya dönüyor dediği için bizciler tarafından işkencelere uğradı. Bireysel akıl, kalabalıkların onaylamadığı bu büyük güç her çağda saldırıya uğradı. Kalabalıklar, yaratıcı bireye saldırırken ellerindeki silahı hep iyilik, fedakarlık, hayırseverlik kurşunlarıyla doldurdular. Ve hep yaratılan değerleri üleşmek, bölüşmek, paylaşmak istediler. Mesela televizyonu seyrettiler fakat televizyonu bulan adamın adını hiç öğrenmediler. Otomobile bindiler ama Ford’un servetinden şikayet ettiler. İnterneti kullandılar ama Bili Gates’i çok para kazanmakla suçladılar. Tükettiğimiz her türlü zenginliği paranın bir oyunu olarak ele almayı tercih ettiler. Sistem, kapitalizm, tüketim toplumu gibi adlar takıp eleştirdiler. Türkiye’de eğer The Fountainhead iyi okunmuş olsaydı; hiçbir ideoloji aklın önüne geçmez; ●●● Bir işi iyi yapmak, işine saygı duymak, o işi başarmak bu kadar çok aşağılanmaz, insanlar yaptıkları işten, üretmekten ve para kazanmaktan
Edebiyat