Zehra

“Bence biz kör olmadık,biz zaten kördük,Gören körler mi,Gördüğü halde görmeyen körler.”
Reklam
İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştır­ madan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak husu­sundaki hayret verici temayülleridir.
Zannediyorum ki, tasavvuru bile baş döndüren bir sü­ ratle hiç durmadan koşup giden bu hayat ve bir avuç toprağının bile doğru dürüst esrarına varamadığımız bu karmakarışık dünya beni bir buğday tanesi, bir karınca gibi ezip geçiverecek...
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsü­müzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler ne­ye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolay­ca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş inslardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.