Dostluklar, ancak dinlemenin sonucunda oluşur. Çoğumuz, dostlukların konuşmanın sonucunda oluştuğunu sanırız. Gerçekte dostluk, dinlemenin sonucunda oluşur, konuşmanın değil.
Sizler insanları ancak hayatlarını zehir ederek yönetmekten anlıyorsunuz, sizler özgür insanları yönetmeye yeterli değilsiniz, gizlemeyin bunu! Ya da bilgisiz kalmaktan, kendinizi beğenmişlikten, tembellikten vazgeçin! Halk bu nedenle devlete saygı duymuyor ve sevmiyor. Kendi yurdunuz içinde doğrulukla yaşayın ve yaşatın; devletin giderlerini gelirleriyle denkleştirin; kötülük kaynaklarını kurutun; saçma ve barbarca bir düzenin öldürmeye ve ölmeye sürüklediği mutsuzlara karşı işkenceler arayacak yerde, kötülüğü daha tohumdayken önleyecek, yok edecek insanca kurumlar yaratın!
Biri çıkıp da eski zamanlardan ya da diğer ülkelerden örnek alarak yeni bir düşünce ortaya koymaya kalksa, bütün dinleyenlerin akılları başlarından gider.; hepsini, özellikle kendisini beğenmişleri bir telaş alır, akıllı olmaktaki şöhretlerini yitirmekten, doğal sayılmaktan korkarlar. Kafalarını eşeleye eşeleye bu yeni görüşleri çürütecek delil ararlar, bellekleri bu çürütmeye yetmediğinde de şu Beylik deyişin ardına saklanırlar: "Bizim babalarımız böyle demiş böyle yapmışlar. Keşke biz de babalarımız kadar akıllı olabilsek." Böyle der ve büyük bir Kehanet yumurtlamış gibi kurumlanarak yerlerine otururlar. Onlara bakacak olursanız atalarından daha akıllı bir adam çıktı mı insanlık çöker.
Buna rağmen atalarımızdan kalan en güzel kurumları yaşatmakta, geliştirmekte hiç de istekli değiliz. Biri onları düzeltmeye, yenilemeye kalktı mı ilerlemeye katılmamak için eskiye sarılırız. Her yerde bu küflü, bu saçma, bu kibirli kafaları görmüşümdür.