İremm

Herkes ne yapıyorsa onu yapmak ister beş buçuk yaşındayken insan. Ve bu arzusu devam eder büyüyünce de. Kendine benzemeyenlerden korktuğu kadar, başkalarına benzeyememekten de ödü kopar. Bu yüzden ha bire dünya yüzündeki varlığını dengeleyecek birini arar. Öbür yarısını. Kendine en çok benzeyeni değil, onu bir bütüne tamamlayacak ya da eksiltecek olanı.
Sayfa 23
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·352 syf.·
2026 2. kitabı
1984, okurken beni yormayan ama bittikten sonra uzun süre etkisinden çıkamadığım bir kitap oldu. Başta bir distopya gibi başlasa da ilerledikçe anlattıklarının insana ne kadar tanıdık geldiğini fark ediyorsun. En çok rahatsız eden şey, baskının sadece beden üzerinden değil; düşünce, duygu ve sevgi üzerinden kurulmasıydı. İşkence sahneleri zaten sarsıcıydı ama asıl kırıldığım yer, karakterlerin sevdiklerine ihanet etmeye zorlanmaları oldu. İnsan, sevdiği birini kurtarmak için kendini feda etmeyi beklerken, tam tersine zorlanıyor. Bu da kitabı sadece karanlık değil, aynı zamanda çok acımasız yapıyor. Kitap bana, insanın ne kadar güçlü değil aslında ne kadar kolay kırılabildiğini gösterdi. Bitirdiğimde huzur değil, bir ağırlık ve düşünce kaldı içimde. Rahatlatan değil ama insanı sorgulatan, etkisi geçmeyen bir kitaptı.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
9/10
·352 syf.·
2026 1. kitabı
Bu kitabı bitirdiğimde içimde tanıdık bir sızı kaldı. Okurken sık sık “Ben bunu hissetmiştim” diyeceğiniz anlar olan bir eser . En çok da birine yardım etmem gerektiğini bildiğim hâlde, çekingenliğim yüzünden susuşlarım, geri duruşlarım çarptı yüzüme. Sadi Seber’in mektubunu okurken yüzümde istemsiz bir gülümseme, gözlerimde tutamadığım bir yaş vardı. Sessiz, karşılık beklemeyen, uzaktan sevebilen bir sevginin mümkün olduğunu bilmek bile iyi hissettirdi. Sonuysa içimde yarım kalmış bir cümle gibi kaldı; “Keşke böyle olmasaydı” dedirtti. Ama bazı hikâyeler mutlu bitmez, iz bırakır. Dokunmadan da tam olarak bunu yaptı: bitmesine rağmen insanın içinden çıkmayan, dokunmadan dokunan bir hikâye oldu.
Edebiyat
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma