Batan Güneş, benim için Osamu Dazai'nin ele aldığı eserler arasında beni etkileyen, düşündüren ve yorum yapma isteği uyandıran eserleri arasında yer almaktadır.
Eser bizlere savaştan çıkmış bir toplumun içinde olan ekonomik durumları, düzenleri ve yaşamları altüst olmuş bir ailenin dramını anlatıyor.
Sizlere tavsiyem bu kitabı okuduktan sonra bir ya da iki gün içerisinde tekrar okumanız olur. O geçen bir iki günlük sürede kafanızda bir şeyler belirmeye başlıyor ve sonunda kitabın mantığını kavramaya başlıyorsunuz. Kitabı tekrar okumaya başlayınca başlarda bizlere mantıksız gelen olayların sebeplerini anlamaya başlıyoruz, nihayetinde kafanızdaki eksik parçalar yerlerine oturmuş oluyor.
En sevdiğim alıntı.
''Bir unvana sahip olmak, o kişiyi aristokrat yapmaz. Bazı kimseler tabiatın bahşettiği bir asalete sahipken, unvanlardan başka hiçbir şeyi olmayan bizler ise bir asilden ziyade bir avam olmaya daha yakınız''.
Mahpusun benliğini korumak için gösterdiği her çaba suç sayılır; bu da ona mubah görülmüyorsa işlediği suçun ağır ya da hafif olmasının ne önemi olabilir? Eğleniyorsa, çılgıncasına eğlenir; bir kötülüğe niyetliyse, bunu çekinmeden cinayete kadar vardırır. Bir kere başladıktan sonra, artık tam anlamıyla kendini kapıp koyuvermiştir, onu tutmak imkansızdır! En iyisi, işin bu aşamaya gelmemesini sağlamaktır. Her şeyi sakince halletmek gerekir.
Ama bunu nasıl başarmalı?
Sanıyorum bu ''çağımızın kaygısı'' denen şeyden dolayı insanlar birbirlerinden korkuyor, düşünceler saldırıya uğruyor, çabalar alay konusu oluyor, mutluluklar inkar ediliyor, güzellikler kirletiliyor, gurur ayaklar altına alınıyor.