Putlaştırdığımız her şeyin, bir gün bizi nefret duygusu ile çepeçevre sarabileceğini gösteren bir kitap.
Bir harem ağasının gözünden itaat ve nefreti, hadım edilmenin beraberinde gelen psikolojisini okuyoruz.
Erkeklik ve üreme/üreyememe sendromunun yaşama olan yansıması apaçık gözler önünde. Nefret ve acıma hislerinin harmanlandığı, kısa olmasına rağmen çok katmanlı psikolojik incelemelerin yer aldığı çok güzel bir roman engereğin gözü.
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,8bin okunma
Beşyüz yıl önce İngiltere’de başkalarının konuşmalarına kulak misafiri olmak yasaktı. 1967 ye kadar suç sayıldı. Bugün asıl denetlenmesi gereken ‘mahrem hayatın sermayesi’ nin gizlice veya alelen artması çekilen fotoğraflar, yazılan yazılara sınır engel olabilmektir ya da sınır getirebilmek. Dergilerde ki yanlış doğrular, doğru olan yanlışlar uzun uzun yazılanlar… hepsi insanoğlunun bitmeyen merakından.
Ağlamak stres hormonlarını vücuttan atar. Küfretmek acı eşiğini yükseltir. Öfke bizi harekete geçmek için motive eder. Duygularınızdan kaçmayın. Acıya verilecek tek tepki sessiz kalarak gülümsemek değildir. Bazen ulumak da güzeldir.
Meyve mevsiminde, papatya ikliminde, deniz durgunluğunda, insan sabrında güzeldir. Aceleci haller, gereksiz endişeler, sonu bitmeyen ümitsizlikler acıdır. Kaldı ki zamanında tadılan hissiyat, zamansız tercih edilen mutluluktan daha kıymetlidir. Beklemek değerli bir sanat ve kazançtır.