Öyküler görece tüketilmesi rahat olduğu için, çoğunlukla yazları bostan sularken tercih ettiğim bir tür. Yine bir Zadie Smith ve saatler içinde biten öyküsü. Fatou'nun gündelik yaşamına tanık oluyoruz tanımadığımız biri tarafından. Bu kısa öyküde ne var derseniz? Irk meselesi var, sınıf var ve biraz da emin olamadığımız dostane bir aşk ihtimali var ve fakat sonu yine açık.. :)
Zadie Smith ile pandemi döneminde ilk romanı olan İnci Gibi Dişler ile başlamış ve sevmiştim. Bu iki öyküsünü içeren kitabı da bostan sularken bir iki saat içerisinde okuyup bitirdim. Bence Zadie Smith ister roman yazıyor olsun ister öykü, yazılarını bitirirken aynı tarzı kullanıyor.. Yanıtlarını verirken ya da vermez iken sizi şaşırtmayı başarıyor.