Unknown

Unknown
@Lonesurgeon
··· “Rabbim! Göğsümü genişlet. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar.” (Tâhâ Suresi, 20:25–28)
❝İnsan, kaybettiklerinin değil; hatırladıklarının toplamıdır.❞
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:17
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın kalbine dokunur. Bu eser benim için kesinlikle ikinci gruptaydı. Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir insanın hatıralarını değil, hayatın içinden süzülüp gelen gerçek acıları, gerçek sevinçleri ve en önemlisi insanı Rabbine yaklaştıran hikâyeleri okudum. Büyükanneye Alzheimer teşhisi konulduğu bölümlerde derin bir hüzün hissettim. Bir insanın hafızasını yavaş yavaş kaybetmesi yalnızca tıbbi bir durum değil, aynı zamanda insan ömrünün ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatan büyük bir imtihan. O satırları okurken zamanın kıymetini ve sevdiklerimizin değerini yeniden düşündüm. Abdurrahman'ın hayat hikâyesi ve ardından gelen vefatı beni en çok etkileyen bölümlerden biri oldu. Hayatın ne kadar kısa olduğunu, insanın yarına dair ne kadar çok plan kursa da her şeyin Allah'ın takdiriyle gerçekleştiğini bir kez daha hatırlattı. Bazı insanlar yaşarken iz bırakır, bazıları ise gittikten sonra kalplerde yaşamaya devam eder. Abdurrahman da benim için böyle karakterlerden biri oldu. Müzeyyen teyzenin anneliği, fedakârlığı ve sevgisi kitabın en güzel yönlerinden biriydi. Onun şahsında anne yüreğinin ne kadar büyük ve karşılıksız olduğunu bir kez daha gördüm. Hayata vedası ise insanı derinden etkileyen, uzun süre unutulmayan bölümler arasındaydı. Tacettin amcanın sadakati ve özlemi bana eski insanların vefasını hatırlattı. Günümüzde sıkça kaybettiğimiz değerlerin, aslında insanı insan yapan en önemli özellikler olduğunu düşündürdü. Onun hikâyesinde yalnızca özlem değil, aynı zamanda sabır ve bağlılık da vardı. Fakat kitap boyunca beni en çok etkileyen şey Dilara Hoca'nın samimiyetiydi. Kendi hayatından kesitleri anlatırken bunu bir gösterişe dönüştürmeden, son derece içten ve doğal bir şekilde aktarması eseri çok daha kıymetli hâle
Hayata Dair
Dünler BugünlerDilara Tekin · Aşina Yayınları · 2026149 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
❝ Tutkuların olduğu yerde akıl sessizleşir. ❞
5/10
·191 syf.··
2026 1. kitabı
·
174 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 14:31
Bazı kitaplar olaylarıyla, bazıları ise karakterleriyle akılda kalır. Kumarbaz benim için ikinci gruba giren eserlerden biri oldu. Dostoyevski bu romanda yalnızca bir kumarbazın hikâyesini anlatmıyor; insanın tutkuları karşısında ne kadar savunmasız kalabileceğini de gözler önüne seriyor. Roman boyunca akıl ile arzu arasındaki mücadeleyi görmek mümkün. Karakterlerin seçimleri zaman zaman şaşırtıcı görünse de, eserin gücü tam olarak burada ortaya çıkıyor. Çünkü Dostoyevski insanı olduğu gibi, tüm çelişkileriyle birlikte ele alıyor. Kumarbaz, yazarın en hacimli eserlerinden biri olmasa da insan psikolojisine dair son derece yoğun gözlemler içeriyor. Özellikle bağımlılık, ihtiras ve özgürlük arayışı üzerine düşündüren yönleriyle dikkat çekiyor. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hâlâ ilgiyle okunmasının nedeni de sanırım insan doğasına dair söylediklerinin güncelliğini koruması. Fyodor Dostoyevski Kumarbaz
İnsan ve Duygular
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
Değişim, biri harekete geçmedikçe asla gelmeyecektir.
Puan vermedi·128 syf.··
2025 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 06:10
Sırasını Bekleyenler adlı eser, toplumda bireylerin pasifleşmesini ve hayat karşısındaki edilgen tutumlarını ele alan düşündürücü bir metindir. Eserde insanlar, kendilerine sunulacağını düşündükleri fırsatları, adaleti ve değişimi beklemekte; ancak bu bekleyiş zamanla bir alışkanlığa dönüşmektedir. Kimse sırasını bozmak istemez, kimse sorumluluk almaz ve herkes bir başkasının harekete geçmesini umut eder. Yazar, bu durum üzerinden bireylerin kendi hayatlarının sorumluluğunu almaktan kaçınmasını eleştirir. Beklemek, eserde yalnızca fiziksel bir eylem değil; korkunun, çekingenliğin ve kabullenmişliğin sembolü olarak kullanılmıştır. Metnin sonunda bekleyenlerin hâlinde herhangi bir değişim yaşanmaz; herkes yine yerinde kalır. Bu açık uçlu son, okura güçlü bir mesaj verir: Değişim, kendiliğinden gelmez; ancak bireyin kendi iradesiyle harekete geçmesiyle mümkündür. Sırasını Bekleyenler
Duygu ve Düşünce
Sırasını BekleyenlerLuigi Pirandello · Kızıl Panda Yayınları · 0289 okunma