Çok geniş sahalarda binâ edilmiş, geniş caddelerle çevrilmiş, mâmûriyetin son derecesine nümûne olan son asrın şehirlerinde hendesenin yeknesaklığı, hiç şaşmıyan düzlük, her tarafın biribirine benzeyişi, rûhu ne kadar sıkar; târih yok, mânevî hava yok, yalnız hendesenin baskısı vardır; fennin, rahatı ve sıhhati kollıyarak, mîmârîde yarattığı bu mükemmeliyete uzun bir müddet taraftar olanlarda bile usanç peyda olmuş, tenevvüe ihtiyaç hisleri belirmiştir.