Kalbinizi yoracak kadar dünyaya bağlanmayınız. Orada daimi kalan olmadı; devamlı kalmaya heveslenmeyiniz.
Kalbinizi temizleyebilirsiniz. Onu kötü hâlinden çekip almak sizin elinizde. Halkı kalbinize sokmayabilirsiniz. Siz hâlinizi iyiye çevirmek isterseniz, Hak Teâlâ da size yardım eder. Hak Teâlâ şöyle buyurur: “Allah Teâlâ hiç bir kavmin halini değiştirmez. Ta, onlar kendilerinde bir değişiklik yapıncaya kadar.” (er-Ra’d, 13/11)
Ey nefis! Tembel bir insanın yapması
gereken bir işi ertelemesi gibi, sen de başka
tutunacak dal bulamayınca, tevbe ve ameli
ömrünün sonuna erteliyor ve bununla makul bir iş
yaptığını sanıyorsun. Halbuki tevbe ve amel,
sadece ömrün sonu için değil, her zaman için
gereklidir. Bunlar tıpkı nefes ve gıda gibi, devamlı
tekrarlanan zorunlu işlerdir. Kaldı ki, yaşamakta
olduğun an ömrünün son anı olabilir. Çünkü son
anın da böyle bir andır. Sonra sen, ALLAH Teâlâ'ya
ibadet ve tâati böyle ertelersen, hangi yüzle
O'ndan âcil merhamet ve yardım talep
edebilirsin?
Ey nefis! Eğer ALLAH Teâlâ’nın seni
görmediğini zannediyorsan, bil ki, bu zan
küfürdür. O'nun gördüğüne inandığın hâlde,
gaflet gösteriyorsan, bu da yüzsüzlük ve
hayasızlıktır.