"Herkül'den iki kat daha uzun, iki kat daha ağır ve sonsuz kat daha güzeldi. Ama iki kat aşık değil çünkü aşk da tıpkı sessizlik ya da sonsuzluk gibi çoğaltılamazdı."
"Keşke kırmasaydım!" sözü ancak son gece sandıktan çıkarılır. "Keşke yapmasaydım!" ancak o gece hatırlanır. "Keşke anlasaydım ne istediğini!", "Keşke ödeseydim onun yerine!", " Keşke uğrasaydım hastalandığında!", "Keşke yeniden gelseydim dünyaya".. Keşke gecikmiş bir kelimedir.
...'Ben, oğlum' dedi 'ölümsüzmüşüm gibi hareket ederim.' Karşılık verdim: 'Bense, her an ölecekmişim gibi davranırım.' İkimizden hangimiz haklıydık patron?"