" Bu pis kokuyu... ben de duyuyorum. Ama bana daha kötü kokan şeyler de var, biliyor musun? İnsanlardan yayılan kokudan daha kötü değil. Bedenlerinden. Hele ruhlarından yayılandan. Ve bu kokulardan kaçamıyorsun. "
Onların dediği gibi durum, şu andan ya da bu fiilden ibaret değil... Sonucunu görmeden doğru mu yanlış mı bilemezsiniz. Hani bir şarkıda der ya; yarın bir hayalden ibarettir, bugün ise gerçek. Tek doğru bugün yaşadığımızdır. Ama bir yandan da hayat bitmiyor, bitemiyor. Yarın olmasa, bitti derdik.
Doğa , insanların gem vurulmamış arzularını biraz olsun unutabilmek, yok sayabilmek için hüzünlü bir şarkı söylüyor...
İnsan etrafındaki her şeyi kendisini bile, kendisi için bir malzeme olarak görüyor ve aslında şehirler inşa ediyorum derken kendi kendini kesip biçiyor, şekillendiriyor.
( Kendi kendinizi şekillendirmediğiniz sürece gerçek hislerinizi bilebilir misiniz? )
O halde, arkadaşım, şunda mutabık kalalım; senin doğrun benim doğrum değil ve senin doğrun bir an öyle görünse de senin doğrun da değil.
Biraz başınız mı döndü ? Sabredin bitiriyoruz az kaldı...
Ah dostum, gerçek şu ki tüm konuştuklarımız an ile ilgili. Bugün bir ruh haline bürünebilir, yarın başka bir ruh haliyle karşımıza çıkabilirsiniz.
Gerçek yalnızlık sadece kendinizden vazgeçtiğinizde ve sesinizden hiçbir iz kalmadığında mümkündür. Kendi kendinize yabancı olduğunuzda.
Öylesine yalnız olmak isterdim... Aynı kalayım ama ruhumu karartan şeyleri hatırlamayayım.