Bazen duymak istediğin, duymaya deli gibi ihtiyaç duyduğun sözcükler aniden bastıran bir yağmura dikkat kesilmişken kayıp gidiyor telaşlı gökyüzünde .
Başka tarafa bakarken çaresizce yanından uzaklaşıp gidiyor uzaklara bir yere.
Duymuyorsun ve bir şeyler yarım kalıyor . Duymuyorsun ve bir şeyler oyundaki sözlerini unutmuş bir müsamere çocuğunun gözyaşları gibi düğümleniyor boğazında.
Bazen de acımasız , aşksız huzursuz, soğuk , muhteris bir cümle her şeyi aşıp hiç sırası olmadığı halde yüzüne çarpıyor. Duyuyorsun ve bundan böyle duymamış gibi davranamıyorsun ömrünce.