Urfa halkının uğursuz saydığı ve görüldüğü yerde öldürülmesinin gerektiğini düşündüğü bir kertenkele cinsi vardır . Kumkuma denilen bu hayvanın Hz. İbrahim için ateş yakılırken ateşi büyütmek üzere üflediğine inanılır . Hatta bölgede bir kişi bir diğerini sevmiyorsa onun için "kumkuma suratlı" tabirini kullanır.
Hz İbrahim kavmine sorular sorarak düşünmelerini sağlıyor : "Peki ama siz kendilerine yalvardığınızda onlar sizi duyabiliyorlar mı?"
Müthiş bir sorgulama cümlesi! Herkes bu soruyu kendisine sormalı. Benim putum ya da kıymetlim, peşinden gittiğim beni önemsiyor mu ? Benim için dertleniyor mu ? Kendi ailesi menfaatleri , ikbali kadar beni ve çocuklarımı düşünüyor mu? Bu konuda tedbirler alıyor mu ? Yoksa her şey o ve yakın çevresi için mi söz konusu oluyor?
Tüm küfür toplumlarında olan şeyler bunlar; bir eli bükemediğinde, bir ağzı susturamadığında, yaptığın haksızlık ve zulümleri birileri kabul etmeyip yüksek sesle senin yüzüne çarptığında, her türlü haksız ve adaletsiz tavırların karşısında itaat etmediklerinde , her diktatör liderin yaptığı şey: tehdit etmek, korkutmak, sindirmeye çalışmak ve susturmak için önünü kesme adına aklına gelebilecek akla gelebilecek her yola başvurmak. Hatta biri bile ateşe atıp bütün bir topluma ibret olacak şekilde yakmak.
Hz Aişe ve Ümmü Seleme bir fakire bir sadaka gönderdiklerinde gönderdikleri kimseye: " Yaptığı duayı iyi belle" derlerdi . Sonra ona aynı duayı yapar ve " Bu, duasının karşılığı . Böylece sadakamızın tamamı bize kalsın." derlerdi. Verdiklerinin mükafatı gibi olduğundan dolayı karşıdan bir dua beklemez, edilmişse benzer bir dua ile mukabelede bulunurlardı. Hz Ömer ve oğlu İbni Ömer de böyle yapmışlardır . Gönül adamları kalplerini böyle tedavi ederlerdi .