"Kurtuluşu bir başkasında görmek, yıkılmanın en güvenli yoludur." Şifayı başkasından ummak, daha da derinden yaralanmanın en acı verici yolu değil midir?
Babam öldü. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum, özellikle öğle sonralarıyla ne yapacağımı hiç bilmiyorum, üzüntü oralara saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi öylece durur ve sana bakar, odanın ortasına çökmüş bir manda gibi, etrafından dolaşmanın hiçbir yolu yok.
Babam omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas'tı. Şimdi, o aramızdan ayrılınca, tüm o geçmişin çatırdayarak üzerime usulca yıkıldığını, beni tüm öğle sonralarının arasına gömdüğünü hissediyorum.
Bizi ileriye doğru iten eylemin aksine, tefekkür bizi her zaman olduğumuz yere geri getirir. Bizi her eylemden önce gelen, hatta her eylemi içeren bir orada-oluşa açar. Tefekkürün doğasında bir eylemsizlik boyutu vardır. Kendini olana bırakır.