"Birbirimizden ölesiye nefret etmemize rağmen birlikte kafayı çekmek, birlikte bir şeyler atıştırmak ve dostmuş gibi davranmak bir gelenek. Buna, birlikte takılmak diyoruz. Politik bir gereklilik bu. Makineyi işleten şey, içki elbette."
...bu kötü saçmalıkları haftalarca, aylarca, yıllarca sözcüğü sözcüğüne yinelemeyi nasıl sürdürebiliyorlardı? Hiçbirinin aklına söylenecek yeni bir şey gelmiyor muydu hiç? Of, ne biçim bir yerdi burası, ne biçim insanlardı bunlar! Ne biçim uygarlıktı şu bizim uygarlığımız.