Dünyanın öteki ucuna gitsen bile, o zamandan kaçamayabilirsin. Fakat öyle bile olsa, dünyanın öteki ucuna gitmek zorundasın. Dünyanın öteki ucuna gitmedikçe yapamayacağın şeyler de var çünkü.
Zamanın göreceli ağırlığı, çok anlamlı kadim bir rüya gibi üzerine çöküyor. O zamandan kurtulabilmek için hareket etmeye devam ediyorsun. Dünyanın öteki ucuna gitsen bile, o zamandan kaçamayabilirsin. Fakat öyle bile olsa, dünyanın öteki ucuna gitmek zorundasın. Dünyanın öteki ucuna gitmedikçe yapamayacağın şeyler de var çünkü.
Bilincimin kıyılarında yürümeye devam ediyordum. Bilincimin dalgalar halinde kıyıya vurduğu, sonra yavaş yavaş geri çekildiği bir yerde. Biri gelip ardında bir yazı bırakıyor, hemen sonra diğeri gelip siliveriyordu.
Nihayetinde bu dünyada, yüksek ve sağlam çitler inşa edebilen insanlar
ayakta kalr. Bunu reddetmeye kalkarsan, kendini çorak arazilere sürgün edilmiş bulursun.