Böyle kabuğuna çekilmesi, içine kapanması art arda maruz kaldığı başarısızlığa, düş kırıklığına karşı ruhunu korumak için verdiği doğal bir tepkiydi. Başkalarının karşısında giderek daha da şaşkın, daha da tutuk oluyordu. Yoldan birisine çevirmek ya da herhangi birine seslenmek konusunda da daha az cesaret gösteriyordu, böyle zamanlarda dilsiz ve tutuk davranıyordu. Belki de karakterinin, varlığının verebileceği en uygun tepki buydu.
En önemlisi aklını korumasıydı, bu keşmekeşte akıntıya kapılıp gitmemesi. Ruhunun bu umutsuz mücadeleden pes edeceği, çevresini sarmış bu kaosa kapılıp gideceği ya da kara bir melankoliye saplanacağı korkusu dur durak bilmeksizin kaplıyordu içini. Oysa berrak bir zihin tek silahıydı, uyanıkken gördüğü bu karabasandan onu uyandırabilecek tek ışık buydu.