Elini istemsizce yumruk yapmışh ama siluetinin de aynı şeyi yaphğını gördüğünde elini daha çok sıkarak parmaklarının şeklini değiştirdi. Önce taş yaptı, sonra kağıt. Sonra makas yaptı ve gülümsedi.
Sırlı oda kütüphanenin arkasında saklıydı ve Robin şapelin en çok o kısmından nefret ediyordu. Nereye bakacağınızı bilirseniz, kitaplığın arkasındaki sırlı odayı bulmak zor değildi ama gözlerinizi kullanmanız gerekiyordu. Çoğu insan hayalı gözleri kapalı yaşardı. Ayrıca kitaplar içlerinde pek çok şey saklarlardı, bilhassa da kapalı kitaplar, tıpkı kapalı insanlar gibi.
Kıskanman için hiçbir sebep yok. Güzel olabilir ama yine de bir aktris." "Sence ben güzel miyim?" "Sen benim EK'msin," dedin.
"EK?" "En Kıymetlim." Bu unutulmaz yıldönümü için sana çok teşekkür ederim.
Ayyaş’ın oğlu Ebu Bekir dedi ki: Dört pâdişah bir araya geldi. Birisi Hind, birisi Çin, birisi Kisra ve birisi de Kayse pâdişahı... Aynı manayı ayrı ibarelerle ifadeye çalıştılar. Onlardan birisi dedi ki:
- Ben söylediğimden dolayı nedamet duyarım. Fakat söylemediğimden dolayı duymam...
Diğer birisi de şöyle dedi:
- Ben herhangi bir kelimeyi konuştuğum zaman o kelime bana hâkim olur.
Ben ona hâkim değilim. Onu konuşmadığım zaman ise, ben ona hâkimim.
O bana hâkim değildir.
Üçüncüsü dedi ki:
- Ben konuşanın hâlinden hayret ediyorum. Eğer konuştuğu kendisine dönüşürse, kendisine zarar verir. Eğer dönüşmezse kendisine menfaat vermez.
Dördüncüsü dedi:
- Ben söylemediğimi red hususunda, söylediğimi reddetmekten daha kudretliyimdir.