Bihruz Bey devrin pahalı eğlece yerlerinde arabasıyla gezerken Çamlıca tepesine çıkar. Güzel bir arabada sarışın, kibar görünüşlü bir kız görür. Hemen ona aşık olur. Ertesi hafta yine oraya gider. Binbir özenle yazdığı mektubu kızın arabasına atar. Fakat o günden sonra onu daha göremez. Yemeden içmeden kesilir, zayıflar. İşini, annesini ihmal eder. Arkadaşlarından olan Keşfi Bey aşkını Öğrenir. Yalancılıkta nam salmış olan Keşfi Bey ona kızın öldüğünü, ailesini yakından tanıdığını, bir de ablası bulunduğunu söyler. Bihruz Bey bu yalana inanır. Aradan günler geçer, Bihruz Bey’in aşkı yavaş yavaş küllenir. Bir gün dolaşırken yolda tutulduğu kızlar rastlar. Fakat onun sevgilisi değil, Ona çok benzeyen ablası olduğunu düşünür. Güçlükle kadının yanına yaklaşır, üzüntüsünü bildirir, kız kardeşine olan aşkından söz eder. Mezarın yerini sorar. Kadın güler ve yoluna devam eder. Bihruz Bey amansızca takip eder.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma
“O sevda ki bir insanın yalnız gönlüne değil, aklına, fikrine, iradesine kısacası bütün heveslerine, manevi kuvvetlerine hakimdir. Daima şüphe ve kuruntular içinde bulunmaktan zevk duyduğun için kulakları ve gözleri her duyduğu, her gördüğü şeyi onun karakterine göre duyup görmeye, akıl her hükmünü onun arzusuna göre vermeye mecburdur.”