Bizim hayata karşı duyduğumuz yabancılaşma gerçek hayattan tiksinecek, onun ismini bile duymak istemeyecek derecededir. Üstelik, bu hayatı bir iş, bir görev gibi kabul ediyoruz ve onu kitaptan öğrenmeyi daha üstün sayıyoruz.
İsteseniz de dilinizi çıkaramayacağınız, bütün bakışlardan uzakta, nanik bile yapamayacağınız, sonsuza kadar ayakta kalacak camdan bir saraya inanmışsınız.