Aydan

(8.Bölüm) Gün Batımında Enginliğe Uzanan Bakış
"Freud, aslında trajik bir çelişki içine düşüyor. Çünkü psikanaliz bir yandan sağduyunun bilinçaltı üzerindeki hâkimiyetini reddederek, "İnsanlar sağduyuya dayanan nedenlere pek açık değildirler. Onları yönlendiren ve harekete geçiren şey dürtüsel arzularıdır," derken; diğer yandan şu iddiayı ortaya atıyor: "Dürtü dünyamızı hâkimiyet altına almak için zekâmızın dışında bir aracımız yoktur." Psikanaliz, teorik doktrin olarak dürtülerin ve bilinçaltının bilinç üzerindeki hâkimiyetine ısrar ediyor ancak pratikte, tek tedavi aracı olarak insanın sağduyusunu kullanıyor ve dolayısıyla da bunu insanlık üzerinde de uyguluyor."
Sayfa 163 - Zeplin Kitap·Kitabı okudu
Psikoloji
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
(8.Bölüm) Gün Batımında Enginliğe Uzanan Bakış
"Uygarlığın en erken evresinde olsa bile, her türlü sosyal yaşam belli sınırlar çizilmesini zorunlu kılar ve her birey, bazı eylemlerin ya da olguların yasak olduğunu kabul etmek zorundadır. Haklar, örfler, adetler ve ortak anlaşmalar devreye giriyor, her bir suç için bir ceza verilmesi talep ediliyor. Ama yasaklanan olguların bilgisi ve cezaya karşı duyulan o korkular kısa süre içinde bilinçaltına doğru kayıyor ve o ana kadar hayvan yaradılışındaki gibi belirsiz sınırları olan beyninde 'üst benlik' adında yeni bir bölüm oluşturuyor. Adeta bir sinyal cihazına benzeyen bu üst benlik, geleneklerin çizdiği sınırları aşmaması ve ceza almaması için bireyi zamanında uyarıyor. Bu üst benliğin, yani vicdanın oluşmasıyla, uygarlıkla birlikte din fikri de baş gösteriyor. Çünkü varlığın henüz aydınlanmamış temel korkusu, doğanın insani arzu dürtüsüne karşılık çizdiği donduran soğuklar, amansız hastalıklar ve ölüm gibi tüm sınırların aslında görünmez bir düşman tarafından gönderildiğini varsayıyor."
Sayfa 158 - Zeplin Kitap·Kitabı okudu
Psikoloji
(8.Bölüm) Gün Batımında Enginliğe Uzanan Bakış
"İnsanlığı, geçmiş nesillerin tüm tahminlerinin ve umutlarının çok çok ötesine yüceltmiş olan uygarlığımızda, onu canlandıracak gerçek huzurun neden bu kadar yetersiz olduğunu soruyor kendine. İçimizdeki eski Âdem'i binlerce kez aşmadık mı? Artık daha ziyade Tanrı'ya benzemeye başlamadık mı?"
Sayfa 156 - Zeplin Kitap·Kitabı okudu
(7.Bölüm) Cinsel Yaşam
"Ayıplanacak kanaatlerinin üzerini uygun sözcüklerle örtü örtüp, biraz şiirsellikle maskeleyebilseydi, bütün görüşleri fazla dikkat çekmeden halka karışacaktı zaten. Kuvvetini ve itici gücünü tüm çıplaklığıyla dünyaya göstermek istediği için o penise benzeyen vahşi dürtüyü 'libido' olarak nitelemek yerine daha nazikçe Eros veya aşk olarak tanımlaması yeterli gelirdi. Ruhsal dünyamızın Eros'un buyruğu altında olduğu kanısı, en azından olguya platonik bir tını da katmış olurdu."
Sayfa 129 - Zeplin Kitap·Kitabı okudu
(5.Bölüm) Rüyaların Yorumlanması
"Goethe, Werther'in onun yerine intihar ettiği itirafında bulunuyorsa eğer, aslında kendi tasarlamış olduğu intihar eylemini ruhundan ayırarak hayal ettiği bir ayna figüre yansıtmak suretiyle kendi hayatını kurtardığını somut açıdan tastamam ifade etmiş oluyor. Yani Goethe, psikanalitik dille ifade edersek, kendi intihar duygusunu Werther'in intiharıyla dışa vurup deşarj oluyor. Nasıl ki birey, kendi mahrem yüklerini ve ihtiraslarını bir rüyayla özgürleştiriyorsa, halkların korkuları ya da arzuları da destan ya da inanç dediğimiz somut yapıtlarda özgürleşiyor: Sembolik ifadelerin içine sığınmış içsel kana susamışlık, kendini sunaklarda arındırırken psikolojik baskılar da günah çıkarma ve dua yoluyla özgürleştirici sözlere dönüşüyor. İnsanlığın ruhu, kendini yaratıcı hayal olarak daima edebiyatla açıkça ifade etmiştir - başka türlü, ruh hakkında ne bilinebilirdi ki? - "
Sayfa 99 - Zeplin Kitap·Kitabı okudu
Psikoloji