Canan Tan’ın Hasret romanı, insanın içini hem ısıtan hem de burkan, geçmişle bugünün iç içe geçtiği güçlü bir hikâye sunuyor. Kitap; aile bağlarını, aidiyet duygusunu, köklerine dönüşün yarattığı sarsıcı yüzleşmeleri çok samimi bir dille anlatıyor. Yazarın kendine özgü akıcı üslubu, karakterlerin yaşadığı duyguları adeta okuyucunun kalbine işliyor.
Roman boyunca “hasret” kelimesinin ne kadar derin, ne kadar çok katmanlı bir duygu olduğunu yeniden fark ediyorsun. Bir insanın hem kendine hem geçmişine hem de sevdiklerine duyduğu özlemin, bazen yıllar boyunca nasıl taşındığını görmek kitabın en etkileyici tarafı. Canan Tan, karakterlerin iç dünyasını o kadar gerçekçi ve ince detaylarla işliyor ki, kimi zaman onların yerine hüzünleniyor, kimi zaman umutlanıyorsun.
Hasret, aile sırları, yüzleşmeler, göç, yitirdiklerimiz ve bir türlü benliğimizden silemediğimiz özlemler üzerine düşündüren bir roman. Hem duygu yoğunluğu yüksek, hem de hayatın içinden bir hikâye arayanlar için güçlü bir okuma deneyimi sunuyor. Bittiğinde ise içinde ince bir sızı, ama aynı zamanda derin bir farkındalık