Sadece ona gerçeği söylediğini, onun olduğu yere geldiğini, hayatın bütün mutluluğunu, hayatın biricik anlamını artık onu görmekte ve sesini duymakta bulduğunu biliyordu.
Hakikaten muhtaç olsaydık, hakikaten sevseydik, o sık sık gelişlerinden birinde adamakıllı yakalar, bir daha gözümüzün önünden, dizimizin dibinden ayırmazdık.