"Bu olanları görecek kadar uzun yaşasaydı ince düşünceli Franz'ın neler yazabileceğini soruyordu kendi kendine. Ve Utitz o zamanlar Franz'ın kız kardeşleri Elli ve Valli Kafka'nın bir süre sonra Chelmno'daki toplama kampının gaz odalarında can vereceği, en küçükleri Ottla'nın da Auschtwitz-Birkenau'da Zyklon gazıyla katledelileceğini bilemezdi henüz. Aslında "Dönüşüm'ün yazarı, olacakları herkesten önce tahmin etmişti: İnsanların bir gece içinde canavar yaratıklara dönüşebileceğini görmüştü."
"İnsanların hayvanlar gibi kafeslere tıkıldığı, damgalandığı ve kurban edildiği bu zamanlarda herkes hayvan olduğuna inanmaya başlamıştı. Gülmek ve ağlamak ise onlara hala insan olduklarını hatırlatıyordu."
"..Alıştığımız dünya, alıştığımız ülke, alıştığımız İstanbul, alıştığımız hayat kayıp gidiyordu avuçlarımızın arasından. İşin kötüsü herkes, hepimiz şikayetçi olmamıza rağmen elimizden hiçbir şey gelmiyordu."
"...Çünkü gücün pazarlayıcısı cehalet olmuştu. Cehalet bütün kötülüklerin temeliydi. Ahlaksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, zalimlik aklınıza ne gelirse cehaletin üzerinde yükseliyordu. Eskiden cahillik utanılacak bir şeyken, şimdi halkın otantik bir kimliğiymiş gibi sunuluyordu. Bilgili olmak adeta bir suça dönüştürülmüştü, cahillik ise artık milli kimliğimiz olarak alkışlanıyordu."