Ortaçağ tarihi ve sosyal bilimler alanında önemli katkılardan olan bu eser "evlenme ve evlilik" kavramlarının evrimini anlatırken; bunların ortaçağ Fransa'sındaki ekonomik, kültürel ve sosyal sonuçlarına ışık tutma çabasında. Ortaçağ toplumu bağlamında Şövalyenin, kadının ve rahibin rollerini ve o zaman ki toplum için oldukça önemli olan bu 3 rolün evlilik kurumunu nasıl etkilediğini analiz ediyor.
Georges Duby'nin bu kitabı, bu 3 önemli karakterin arasındaki karmaşık dinamikleri bizlere açıklarken oldukça ilginç bilgiler de sunuyor. Eğer ilginiz yoksa okumanızı tavsiye etmem fakat benim gibi feodal sistemi anlamak gibi bir kaygıya sahipseniz size farklı bir bakış açısı sağlayabilir.
İnsanlığın tanrıya ithaf ettiği "her şeyi anında gerçekleştirebilme" özelliğinin bir yapay zekada olduğunu hayal edin. Ve bu yapay zekanın
Isaac Asimov'un 3 kuralına tamamı ile bağlı olduğu için insanların hizmetinde olduğunu düşünün. İstediğiniz her şeyin anında gerçekleştiğini ve bunun bir sınırı olmadığını fark ettiğiniz o anda yaşam biz insanlık için nasıl olurdu? Arzulanan her şeyin anında eforsuz bir şekilde gerçekleştiği bu hayat, biz insanlık üzerinde nasıl bir etkiye sahip olurdu?
İşte bu kitap sizi böyle bir evrene sokuyor. Roger Williams tarafından bence muhteşem tasarlanmış bir bilim kurgu romanı. Süper zeki bir yapay zeka olan Prime Intellect'in gerçekliği kontrol ettiği ve insanlara neredeyse sınırsız güç verdiği bir gelecekte geçen bu hikaye, aslında , ahlak ve insanlığın doğası temalarını anlamamız için bize bir evren sunuyor. İnsan, arzu ettiği her şeye sahip olabileceği bir dünyada varoluşundan giderek daha fazla tatminsizleştikçe, maddi arzularının ötesinde bir anlam aramaya mı başlar, yoksa tam aksine varoluşuna daha sıkı bağlanıp, tüm arzularını kısa hayatı içerisinde tatmin etmeye mi çalışır? Bu deneysel kısa roman, mutlak gücün sonuçlarını ve teknolojinin gerçeklik ile fantezi arasındaki çizgileri bulanıklaştırdığı bir dünyanın sonuçlarını araştırıyor ve sonuçta insanlığın özünü ve aşkınlık arayışını sorguluyor.
Şans ver!
Bu sene en çok zaman ayırdığım ve hala da zaman ayırmakta olduğum “Frankfurt okulu” beni birçok konuda tekrar düşünmeye, okumaya, öğrenmeye itekledi. Bir Uluslararası İlişkiler mezunu ve yüksek
Film seyretmek, neredeyse birçok insan gibi, benim için de oldukça önemli bir noktada bulunuyor. Fakat film senaryoları okumak farklı fakat yine de aynı yoğunlukta hatta bazen daha derin düşüncelere
Tarkovski.. Filmleri üzerine saatlerce konuşulabilecek bir dâhi. John Gianvito'nun derlediği bu kitap Tarkovski ile yapılan röportajların metne dökülmüş halidir. Filmleri, kişisel hayatı, hatta