Can Feda

Can Feda
@MCFD
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...
38 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Bir müddet daha düşününce dünyada da hiçbir yere bağlı olmadığını hissetti ve içten içe bu kadar yabancı olduğu bu hayatta kendisini birçok kayıtların kuşatmasına, ondan, istediği gibi hareket imkanlarını almasına müthiş içerledi.
Reklam
Yusuf'a Nasihat
Hayattan fazla şeyler bekleme. Dünyada her felaketin içinden en az zararla sıyrılmanın yolu hayata uymak, muhite uymak, hiç sivrilmemektir. Geçen gün Ceza Reisi bir kitap verdi. Şöyle kanştırdım. Derin bir sey. İsmi Amak-ı Hayal, senin anlayacağın, hayalin dibi. Orda vazıyor: Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arz-ı Mev'uda gitmektir, İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır, Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır, yollu şeyler söylemiş. Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli. Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiçbir şeyi değiştiremez. Bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma. Sonra en mühimi: Kendini halinden şikâyet etmeye alıştırma Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez kendine etmiş olursun.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Bütün hislerden ve düşüncelerden daha kuvvetli olan ve insanı hayatında ancak birkaç defa idaresi altına alan tabii ve hâkim bir duygu şimdi ikisini de avucunun içine almıştı.
Sayfa 129·Kitabı okudu
"Modern" (!)
Devlet sınıfsal çelişkileri dizginleme ihtiyacından, ama aynı zamanda bu sınıfların çatışmasının tam ortasında doğduğu için, esasen en güçlü, ekonomik açıdan egemen sınıfın devletidir; bu sınıf devlet aracılığıyla politik açıdan da egemen sınıf olur ve böylelikle ezilen sınıfı bastırmak ve sömürmek için yeni bir araç elde etmiş olur. Böylece, antik devlet her şeyden önce kölecilerin, köleleri bastırma devletiydi; feodal devlet aristokrasinin serfleri ve kendine tabi köylüleri bastırma organıydı ve modern temsili devlet de ücretli emeğin sermaye tarafından sömürülmesinin aracıdır.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Uygar devletin en değersiz polis görevlisi bile soy toplumunun tüm organlarının toplamından daha fazla "otorite"ye sahiptir...
Reklam