Çok geçmeden ,gerçekten dindar yüreklerin mutluluk içinde yüzecekleri bu dümdüz ve uçsuz bucaksız çöle gireceğim. Tanrısal karanlığın, dilsiz bir suskunluğun ve anlatılmaz bir birliğin içine dalacağım;bu dalışta tüm eşitlikler ve eşitsizlikler yitecek;bu uçurumda ruhum kendini yitirecek ;ne eşit olanı bilecek ne de eşit olmayanı ne de başka bir şey : tüm farklılıklar unutulacak ; yalın temelin içinde olacağım ,hiçbir değişkenliğin görülmediği suskun çölde ;hiç kimsenin kendini tam yerinde hissetmeyeceği gizlilik içinde. Ne işin ne de düşün bulunduğu, suskun ,içinde kimsenin oturmadığı suskun tanrısallığın içine dalacağım.