Mutluluk ummuyorduk, bize cesaret veren ve özverilerimize ve ölümlerimize anlam yükleyebilecek olan şey mutluluk değildi ama yine de mutsuzluğa hazır değildik.
Her zaman bir seçim yaparız. Her gün, her saat bizi özvarlığımızdan, içsel özgürlüğümüzden soyutlamakla tehdit eden güçlere boyun eğmeye ya da eğmemeye yönelik bir tercih sunulur bize ve bu da özgürlük ve onurumuzdan vazgeçerek, tipik bir kamp sakinine dönüşüp koşulların oyuncağı olup olmayacağımızı belirler.
"Şu dünyada etrafımızdaki şeylere ne kadar az sahip olabiliyoruz."
Yalnız kendisinin olanlar vardı;başkalarıyla paylaştıkları vardı. Fakat yarın, ona bir şey olsa. Hepsi onun olmaktan çıkacaklardı. Meğer ki, hatırlayan bir insan, bir hafıza bulunsun.