Sevişirken iç içe geçen, solukları karışan, birbirine en yakın hale hale gelen insanların, sonradan bu kadar yabancılaşmasına, hatta can yakmaya çalışmasına hep hayret etmişimdir. Önce en büyük haz, sonra en büyük can yakma, ne tuhaf...
Şikâyet ettiğimi sanma sakın, diyordu Hüseyin,
sevgilinin ayakları altında ezilen üzüm gibi/ Lal renkli şaraba dönüştüm ben/ Bu yüzden razıyım ezilmeye...