Üç beş garip kelimenle birkaç türkü kaldı ellerimde.
Bir gün gelip geri alırsın diye sarıp sarmaladım onları. Fakat gelip yan yana getirmedin kelimelerini.
Alıp bir cümleye kurmadın harflerini.
Avucumda yamuk yamuk bir nokta, hiçbir cümleye tamamlanmadı o günden sonra.
Ardından dökülen harfler elli yıldır böyle yetim yetim.
Bir zamanlar yeşil bir hale vardı başımda. İçime serinlik veren bir adın vardı. Gülünce iyiden iyiye kaybolan çekik gözlerim. Seni görünce çiçekler açan elbiselerim, etekleri dalgalanan, sen çağırınca koşa koşa giden bacaklarım vardı. Masmavi gözlerinde kaybolduğum, patikalardan hızla inip sana yabanmersini ve böğürtlen toplayan diri ellerim vardı. Börtü böcekle şakıyan bir heves kuşuydum vakti zamanında.