Bir zamanlar birbirlerinden ayrılmak, birbirlerini kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar, belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hâlâ bilmeyeceklerdi.
Kuyucaklı Yusuf’tun, öldürdüler atanı
Oldun Edremitli kaymakamın evlatlığı
Muazzezle büyüdün, kardeş gibiyken
Yıllar geçti kardeşlik değişti birden
Hilmi beyin oğlu Şakir intikam peşinde
Şahinde karısı der ki “para kimde”
Öldü baba kaymakam kalp krizinden
Yusuf düştü yollara geçim derdinden
Şahinde durur mu? Koştu Hilmi beye
Muazzez soldu, sarardı Yusuf gel diye
Yusuf bastı evi, gördü olup biteni
Muazzez’i aldı, terkettiler şehri
Tam rahat edecekti ki, öldürmüş sevdiceğini..
anyela
Bir başkasının çocuğumuzu eleştirmesine asla müsaade etmemeliyiz. Çocuğumuzu -zaten eleştirmememiz gerekmekle birlikte- bir başkasının yanında asla, asla eleştirmemeliyiz.
Başkaları yanında eleştirilen ve başkalarının eleştirmesine müsaade ettiğiniz çocuk, kendisini kimseye karşı savunamayan, hakkını arayamayan, tırnakları kökünden sökülmüş bir çocuktur.