“Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen , kemiren yaralar.Kimseye anlatılamaz bu dertler.Çünkü çaresi de devası da yok bu dertlerin.Düşündüm,herkesin gökyüzünde bir yıldızı varsa, benim yıldızım uzak,karanlık, anlamsız olmalı.Belki de hiç yıldızım olmadı…”
“Nihayet insanlık da öldü.Haber aldığımıza göre , uzun zamandır amansız bir hastalığın pençesinde olan insanlık , dün hayata gözlerini yummuştur.
…
Evet insanlık artık aramızda yok.İnsanlıktan uzun süre ümidini kesenler , ya da hayatlarında insanlığın hiç farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır.Fakat insanlık aleminin bu büyük kaybı , bir çok yürekte derin yaralar açmış ve onları ürkütücü bir karanlığa sürüklemiştir…”
“Ben ölmek istiyorum sayın albayım , ölmek.Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılandığını seyretmek istiyorum.Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan ; bir yandan da aklına zarar gelsin istemiyor…”