İnsan kalamayacağı yerlere gelmemeli, tutamayacağı sözler vermemeli. Sahip olmadığı şeyleri, aşkı mesela, onun için her şeyden vazgeçmeye hazır birine vaat etmemeli. Umursamadığı bir kalbin kapısını, sırf meraktan çalmamalı insan. Kalbimin kapılarını açarken size, 'Ne olur beni incitmeyin' demedim. İnciteceğinizi düşünmemiştim. demek istiyorum. Yapamıyorum. İçimden bir ses diyor ki bana, "İncitmiş biri olarak, incinmeyi de hak ettin elbet.
İnsan bazı acıları unutmak istemez. Çünkü onlar omurgası olmuştur
artık. Yerinden kıpırdatmaya bile gelmez. Sonra her şey yıkılıverir. Altında kalırsınız.
Ama bir beklediğiniz varsa genellikle gelmez. Beklemek çünkü, bir olmazı oldurmayı umanların safdilliğidir. Gelecekler zaten kalbinizi yormadan gelir. Bekletmek, gelmeyeceklerin işidir. Bu yüzden en çok gelmeyecek olanlar beklenir.
Oysa biri ne zam an kendisine güvenmemi istese, ona güvenmemem gerektiğini anlarım. Böyle şeyler talep edilmez, kime güvenip güvenmeyeceğini insan kendi hisseder. Şu hayatta itimat dilenenler, genellikle itimat edilmeyecek kişiler