Musa

Musa
Xwestin sekinan dî ne, sekinîn jî sebir e, sebir jî en tiştê xweşe. ~MPnr~
Kürtler, dilleri ve gelenekleri yönünden birbirinden farklılaşan dört ayrı gruptan oluşurlar: birinci grup Kurmanc, ikinci grup Lor, üçüncü grup Kelhor ve son olarak dördüncü grup Goran.
Dîroka Kurdan
Reklam
O, peygamberlik sarayının parlayan Ay'ı, yücelik eyvanının sultanı, nübüvettin son mührü, fütüvvet incisi, göz bebeğinin sönmeyen nuru, mine bahçesinin çiçeği, kainat defterinin ilk mısrası, varlık nüshasının önsözü, peygamberler ordusunun kumandanı ve evliyaların sultanı Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v.)'dır.
Dîroka Kurdan
Bir bakıma Şerefhan Osmanlılar'a Kürtler'i tanıtmış ve geçmişte Kürtler'in sahip olduğu devlet tecrübelerinden Osmanlıları da haberdar etme gayesi gütmüştür.
Dîroka Kurdan
Bilmem yıl kaç kendi yılını sen yaz, ben başlıyorum; gözlerimi açtığımda karşımda bir labirent duruyordu kapısının üzerinde ise "HAYAT" yazıyordu ve kısa bir not; tek giriş ve tek çıkış yolu vardır. Adımı'mı attığım gibi bir ürperti ve bir ağlama hissi doğdu geri dönemeyeceğimi anlamıştım devam ettim sürekli girift yollar, anlamsız duvarlar ile karşılaşıyordum anladım kaybolduğumu ve yılların geçtiğini de farkediyordum ama umursamıyordum. Girift yolları, anlamsız duvarları geçip gittim ve acele ediyordum bir an önce tek çıkış yolu olan bu labirentin sonunu bulmak istiyordum, Öyle de oldu labirentin çıkış yolunu bulduğum da duraksadım farkettim ki bu çıkış yolu ölüm'müş! Girift yollar yeni çözülmüş, anlamsız duvarlar ise yeni anlam kazanıyordu, umursamadığım yıllar ise beni yaşlılaştırmıştı ve ilk adımı'mı attığım gibi geri dönmek istediğim labirent, şimdi beni kendisine bağlamış ve ben burada kalmak istiyordum ama artık çok geçti çıkış yolunu bulmuştum. ~MPnr~
Hayat
Neylersin gönül işte, değildir sabır taşı aklı gider sevdalıya, unut dersin unutmaz, sabır dersin sabretmez, kör eder gözleri, sağır eder kulakları, çözülür dilinin bağı, dökülür gönlündeki şiirler, neylersin gönül işte. açar gönül kapısını sevdalıya çeker kokusunu ciğerlerine, sarılır doymaksızın bir gözü yaşlı bir gözü ışıltılı, unutur kendisini oracıkta bir bakar süzülüyor bulutlarla, ha düştü ha düşecek bulur kendisini sevdalının ipekli saçlarında, neylersin gönül vermiş sevdalıya... ~MPnr~
Şiir
Reklam