Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İstanbul'un düşmesine Osmanlı Devleti'nin münkariz olmasına (dağılmasına)rağmen Kürtlerin yüzde doksanı buna hâlâ inanmıyorlardı.halen türk hükümetinden çekiniyor korkuyorlardı.
Bunun için cemiyetiimiz (Kürdistan cemiyeti) en büyük gayretini bu noktaya vakfetmişti..
Her vasıta ile kürde hakiki vaziyeti anlatmak ve dört yüz seneden beri Türk'ün boyunduruğu altında inleyen kürdün eline halas (kurtuluş) fırsatı geçtiğini anlatmak, Osmanlı hükümetinin, yani Türklerin elim hâllerini ve hatta mahvoluşlarını kürdün kafasına iyice yerleştirmekti..
Bu işi başarmak pek güçtü.kürt cahildi, yüzde doksanı ümmi(cahil ) idi.
Neden dört başı mamur bir biçimde, "böl-yönet" politikası hayata geçirilmiştir? Kaldı ki, bu uygulamanın, giderek, "böl- yönet ve yok et" biçimini aldığı da kuşkusuzdur.