Çin Edebiyatı’ndan okuduğum ilk kitap. Gayet akıcı bir dille kaleme alınmış.
Vaktiyle varlıklı olan ancak kumarda tüm varlığını kaybeden bir çiftçinin sefalet, savaş, ölüm ama hepsine rağmen umut dolu hikayesi.
Öyle günler yaşanır ki; kıtlık nedeniyle ağaç kabuklarından çorba yapılır, onlarca km ötedeki hastaneye hasta sırtta taşınarak götürülür, valinin karısının kan ihtiyacı nedeniyle kan grubu tutan küçük bir çocuktan, çocuğun hayatını kaybetmesine sebep olacak kadar kan alınır, yoksulluk nedeniyle bir miktar para karşılığı küçük kız çocuğu başka bir aileye evlatlık verilir ama hala umut insanı hayata bağlar. Öyle bir umuttur ki bu bir tavuk alınacak, tavuk büyüyüp kaz, kaz büyüyüp kuzu, kuzu büyüyüp öküz olacaktır.