Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Kıbrıs’ta İngiliz sömürgesi döneminde, küçük yaşta Filistin ve Ürdün’e gelin olarak satılan yaklaşık dokuz bin kızın hikâyesine ışık tutan etkileyici bir roman. Kitap, bu kızların sesi olan Hatice’nin yaşamı üzerinden dönemin acı gerçeklerini anlatıyor.
Hatice’nin yalnızca kendi mücadelesine değil, diğer kızlara destek oluşuna, onların “nenanne”si haline gelişine ve yaşananlara dayanabilmek için anlattığı masallara da tanıklık ediyoruz. Okurken onun direncini, umudunu ve dayanma gücünü derinden hissetmemek mümkün değil.
“Neyse ki düşlerim hâlâ benimle. Onları vurmamışlar!”
Tarihin gölgede kalmış bir yarasına dokunan, sarsıcı ve unutulmayacak bir okuma deneyimi.