Gençlik günlerinde seni yaratanı anımsa.
Şafak sökmeden özgürce kalk ve maceraya atıl. Bırak öğle seni başka göllerde bulsun, gece vardığın yer evin olsun.
Gençlik günlerinde seni yaratanı anımsa.
Şafak sökmeden özgürce kalk ve maceraya atıl. Bırak öğle seni başka göllerde bulsun, gece vardığın yer evin olsun.
Acılaşma'nın (ya da Dr. İgor'un tercih ettiği adıyla Vitriol'ün) ana hedefi iradedir. Bu hastalığa tutulanlar her türlü isteği yitirmeye başlarlar, birkaç yıl içinde kendi dünyalarının dışına çıkamaz olurlar, çünkü tüm enerjilerini çevrelerine duvar örmeye harcamışlardır. Dış saldırılardan kaçınmak amacıyla, kendi içsel gelişmelerini de sınırlamışlardır. İşe gitmeyi, televizyon seyretmeyi, çocuk yapmayı, trafikten şikâyet etmeyi sürdürürler, ama bunlar hep otomatiğe bağlanmıştır ve herhangi bir duyguyla ilişkileri yoktur- her şey kontrol altında olduğu sürece.
Zehrin bünyeye yayılmasının yarattığı en büyük sorun, tutkuların -nefret, aşk, umutsuzluk, merak vb.- su yüzüne çıkmasını önlemesidir. Acılaşan insan zamanla hiçbir istek duymaz. Ne yaşayacak ne de ölecek iradeye sahiptir artık, sorunun özü de budur.