Mustafa

Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hiç durmadan gidersek, en düşük hızda bile ilerleme kaydederiz. Entelektüel çalışma için önemli olan, düzenlilik değil sürekliliktir. Deha uzun bir sabırdır, derler. Tüm büyük işler, azimli bir sabırla tamamlanmıştır.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Onca şüphe duyulmayan akımın çalkantısında, kararlı bir şekilde önceden seçilmiş bir limana doğru seyrüsefer eden, sık sık durarak durum değerlendirmesi yapan ve rotasını ona göre doğrultan kişi çok azdır. Kendilerini tekrar böyle ele geçirmeyi denemeye cesaret edenler için bile, kendine sahip çıkacak süre ne kadar sıkışık! Yirmi yedi yaşına gelene kadar, siz kaderiniz üzerinde fazla düşünmeden sizi iterler; hayatınızın gideceği yönü elinize geçirmeyi istemeye başladığınızda ise, sizi yönlendiren çarkların dişlerine yakalanırsınız. Uyku, varoluşumuzun üçte birini kaplar; gündelik düzenli işler, giyinme, yemek yeme, sindirim, dış dünyanın gerekleri, çalışma hayatının talepleri, halsizlikler, hastalıklar, daha üstün bir yaşam için çok az zaman bırakırlar! Gideriz, gideriz; günler birbirini takip eder ve varoluşumuzu net bir biçimde görmeye başladığımızda artık yaşlı biriyizdir.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Zayıf ruhlar, koyun mizaçlı olanlar için çözüm, yenilmişlerin korkakça ve utanç verici uzlaşması olacaktır: bu onların içindeki sıradanlığın zaferidir, tüm mücadele girişimlerinin kesin olarak terk edilmesi, herkesin yaşamını kabul etme ve ruhlarının niteliksizliğine fazla gelen, daha yüce bir idealin ısrarlarını artık dinlemeyi reddetmektir.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Bugün artık böyle bir şey yok. Belirlenmiş kesin hiçbir görev yok. Vaktimizi dilediğimiz gibi kullanıyoruz. Neyi nasıl yapacağımız konusunda inisiyatif hiçbir zaman bizde olmadığı, zaten bize zayıf yönlerimize uygun hiçbir yöntem de gösterilmediği için, önce yüzme öğretilip ardından eli kolu kayışla bağlı, çırılçıplak denize atılmış insanlar gibiyiz. Söylemeye gerek yok, boğuluyoruz. Ne çalışmayı ne istemeyi biliyoruz; dahası, irademizin eğitimini kendi başımıza yapmak için gerekli araçlar üzerine nasıl bilgi edineceğimizi de bilmiyoruz. Bu konuda hiçbir pratik kitap yok. Bu yüzden kadere boyun eğiyor, pes edeceğimizi düşünmemeye çalışıyoruz. Bu çok acı verici. Sonra gelsin kafeler, birahaneler ve nispeten neşeli arkadaşlar. Zaman bir şekilde geçiyor...
Sayfa 35·Kitabı okudu