Günümüzde aşk acısını, ölümün yasını tutmak gayet normal bir şeyken, bir dostun yokluğunun yasını tutmak yaşadığımız muhafazakar toplumda oldukça zor. Anlaşılmıyor; yanında bir dostun olmadığı için de o yasın üstüne bir yastık bastırıp boğmak zorunda kalıyorsun, nefessiz kalıyorsun ama ölmüyor şerefsiz, direniyor, ittiriyor ellerini nefes almaya devam ediyor zar zor.
Öfkelenmeye, üzülmeye hatta belki kabullenmeye bile fırsatımız olmuyor ilk zamanlar. Bir boşluğa düşüyoruz, o boşluk günler haftalar hatta aylar sonra bizi küüt diye yere çakıyor.