Beni sevmeyenlere mi şaştınız?
Umudun tükendiği anda deli cesareti ile düşmanın üstüne yürüyerek milletini esaretten kurtaranı kim mi sevmez?
Getirdiği sistemle siyasal İslamın çanına ot tıkadığım için cehaletten beslenenler sevmez. Cehaletten beslenenleri hurafelerle, yalanlarla besleyerek kesesini dolduranlar, üçkağıtçılar, fırsatçılar da sevmez. Rüşvetle beslenenler " El kesesinden sultanım, develer olsun kurbanım" diyenler de sevmez elbette!
İnsanların yapabildikleri olağanüstü şeylere rağmen hedeflerimiz konusunda emin değiliz ve her zamanki kadar memnuniyetsiziz. Her zamankinden daha güçlüyüz ama bunca güçle ne yapacağımızı bilmiyoruz. Daha da kötüsü, insanlar her zamankinden daha sorumsuz gibiler uymamız gereken yegane yasalar fizik yasaları ve kendi kendini yaratmış küçük tanrılar olarak kimseye hesap vermiyoruz. Diğer hayvanları ve etrafımızdaki ekosistemi sürekli mahvediyoruz ve bunun karşılığında sadece kendi konforumuzu ve eğlencemizi düşünüyoruz, üstelik tatmin de olmuyoruz.
Ne istediğini bilmeyen, tatminsiz ve sorumsuz tanrılardan daha tehlikeli bir şey olabilir mi?
Diğer gençler de çok çekici olmasalar da kendinizi onlarla değil bütün gün televizyonda Facebook'ta ve devasa reklam panolarında gördüğünüz film yıldızları, atletler ve süper modellerle kıyaslıyor olacaksınız. Üçüncü dünya ülkelerindeki memnuniyetsizlik sadece fakirlik, hastalık, yozlaşma ve politik baskıdan değil, sürekli olarak birinci dünya standartlarına maruz kalmaktan kaynaklanıyor da olabilir.