Mustafa

Sürekli tüketim, rekabet, hız ve beğenilme arzusu. Bu yoğunluğun yarattığı tükenmişlik hissi ve doğaya geri dönüş. Belki de buna doğal bir denge arayışı diyebiliriz. O dengeye ulaşmak için türlü türlü kapının önünde nöbet tutmak ama teknoloji, konfor, iletişim araçları ve tüketim kültüründen kolay kolay kopamamak. Hem basit bir yaşamı arzulamak hem de bu arzuyu en son teknolojik cihazlarla sergilemeye çalışmak, sosyal medyanın cazibesinde eriyip gitmek.Bir yönüyle ikiyüzlülük bir yönüyle içsel bir çelişki.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşadığımız çağ, sürekli daha fazlasını istememiz gerektiğini, hep bir adım önde olmamız gerektiğini dayatıyor. Her şey iddialı, göz alıcı ve hızlı. İnsanlar başarı, kariyer, sosyal medya onayı gibi faktörlerle yarışıyor ve bu yarışta basit şeylerin tadını çıkarmak giderek zorlaşıyor. Dikkat edin, kendi dünyamızda başarılı olmamız yetmez. O başarının ait olmak istediğimiz mahalle tarafından onaylanması da gerekiyor. Yaşama ve üretme amacımızın görünür karşılığı, sosyal medyadaki her bir beğeni, her bir like. Like'larca yaşıyoruz.
Sayfa 15·Kitabı okudu

Mustafa

, bir kitap okudu
8/10
·125 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 10:24
·
2024 25. kitabı
Bilgin Adalı
7.8/10 · 2.225 okunma
Her iyilik, her neşe, her kahkaha olması gerekenden çok daha kısa sürüyor.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Öfkeden yutkunuyorum ekran karşısında, ailenin kutsiyeti kutsal bir geyiğe dönüyor ağızlarda, uzmanlar çaresiz, söz bulamıyor bu gibi durumlarda. Bütün yaşlı erkekler gelinlerine yürüyor sanki bütün yaşlı kadınlar buna göz yumuyor öyle mi? Anne olmanın kendi çocuğunu öldürme ihtimalinde beraberinde getirdiği bir haber dönüyor bir gün sonra bir diğeri. Sonra aşk da kirleniyor. Aşk adı altında ne feryatlar kopuyor, ne canlar yanıyor, ne ocaklar sönüyor herkesin birbirinden hınç alır gibi davrandığı programlarda. Aynı sofraya birlikte oturup birbirine yemek yapmak için büyük çaba harcayan ve sonunda hakaret, kötülük ve nefretle karşılanan sözde ev sahipleri. Bir yanda dizilerdeki bıçaklama sahnelerinin ses efektleri de büyük bir iştahla eklenmiş. Kimse çalışmıyor ama herkes çok zengin, kimse okumamış ama herkes birbirine bilgece laflar etmenin peşinde, reklamlarda bile ahkam kesiyor yazarlar. Sırf bir sözü birbirine söylemiş olmak için karşı karşıya oturtuluyor sevdalılar, duygularından arınmış insanlar ıssız bir adada bile birbirine tutunacakken birbirinin kuyusunu kazan gencecik kadınlar, erkekler, birlikte oyun oynarken bile küfürler, hakaretler, birlikte yemek yaparken de öyle iyi tatlı nazik ne varsa silinmiş sanki yeryüzünden, birbirimize temas ettiğimiz anlar hep saldırmakla, vahşice katletmekle, birbirimizi dövmekle, yumruklamakla mümkünmüş gibi. Sonra bir son dakika, bir katliam daha, bir son dakika daha. Ben de bekliyorum ama hiç haber yok aşktan sevgiden kavuşmaktan yana. Bedia Ceylan Güzelce
Sayfa 9·Kitabı okudu