İnsan ilişkilerinde öyle bir an gelir ki frekans değişimine benzer bir şey olur: O zamana kadar zihnin kendi kendine yarı edebi terimlerle tarif ettiği, genel bir başlık altında sınıflandırılması yeterli olan (alkolik bir adam, talihsiz bir kadın falan) nesnel bir durum öznelleşiverir; benzersizleşir; gözlemlenen bir şeyden kendiliğinden paylaşılan bir şeye dönüşür.
İmam Şafiî (radıyallahu anh) diyor ki:
"Konuşmak istiyorsan, önce susmasını bilmelisin, hüküm çıkarmak istiyorsan, düşünmeyi öğreneceksin."
Yine İmam Şafiî şöyle diyor:
"İşlere sağlıklı bakıp haklarında gerekli olan kararı vermek, doğrusu insanın aldanmasına engeldir, aldanmaktan bir kurtuluştur. Görüşte kararlılık ise, aşırı gitmekten ve pişmanlıktan kurtuluştur. İşleri enine boyuna tartışmak ve tefekkür, bağlılığı ve zekayı geliştirir. Bilge kimselerle istişarede bulunmak, danışmak, nefiste sebatı, uzağı görmede kuvveti sağlar. Karar vermeden önce düşün, acelecilikten önce tedbirli davran, öne atılmazdan önce müşaverede bulun."