Başkomiser Nevzat karakteri polisiyelerde favori karakterlerimdendir. Gerçi son kitapları biraz aceleyle yazılmış havasını vermişti, çok beğenememiştim.
Son kitabı, Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda Nevzat’ın hayatında dönüm noktası olan eşi ve kızının ölümünü aydınlatıyor. Bu açıdan Başkomiserin takipçileri için okunması gereken bir kitap.
Ahmet Ümit bu kitabında da yazdığı tarihteki toplumsal olayları yansıtmış. Büyük çoğunluğumuzun kendisinde veya etrafında görüp yaşadığı o ümitsizlik, çaresizlik ve depresyonu anlatmış bize.
Toplumsal çürümüşlük, liyakatsizlik, iyi ve doğru olanın cezalandırılması ne zaman biter, biter mi bilmem ama iyi ki nefes alacağımız kitaplar var. Hâlâ varken okuyalım, bir mola verelim bu kokuşmuş dünyaya…
Eğer mıknatıs sevmese böyle özlemle demiri kendine çekmezdi. Şöyle bir kafanı kaldır ve yukarı bak, eğer bu gök, aşık olmasaydı gönlünü ve bağrını o kadar saf ve temiz açmazdı. Eğer aşık olmasaydı güneşin yüzünde ışık olmazdı, yer ve dağ aşık olmasaydı üstünde ot yeşermezdi. İnsan aşık olduğunda güle, aynaya, güneşe ve aya, neye bakarsa onda sevgilinin yüzünü görür. Aşk öyle bir ateştir ki içine ne düşerse yakar, her şeyden önce sabır makamını yakar, işte bu yüzden aşık olan kişi her şeyden önce sabır karşısında tutunmayı bilmeli.